İtalya'nın mirası yüzyıllar süren zanaatkarlık temellerine dayanır, burada ustalık yavaş yavaş, nesilden nesile yetiştirilir ve deha tarihin damarlarında atar. Sistine Şapeli'nin göksel tonozundan Pantheon'un mükemmel geometrisine, İlahi Komedya'nın sonsuz dizelerinden Michelangelo'nun Davut'unun oyulmuş sessizliğine kadar, İtalyan dehası her zaman zamanının ruhunu yakalamanın bir yolunu bulmuş ve onu her fırça darbesine, her eğriye ve her kelimeye - her biri tarihin zamansız ağırlığını ve insan elinin sıcaklığını taşıyarak - yerleştirmiştir. Buradaki zanaatkarlık bir meslek değildir - saygıyla nesiller boyu aktarılan bir çağrıdır.
İtalyan tarası her zaman geleceği şekillendirirken geçmişi onurlandırmak olmuştur: bu zamansız güzellik arayışı, nesneleri aile yadigarına, tasarımı ise kültüre dönüştüren şeydir.






